San Diego’nun caddelerinden birinde, sıradan bir banka şubesinde çalışan Nate Caine, hayatını rutinin güvenli akışına bırakmış bir adamdır. Günleri, hesap tabloları ve müşteri işlemleriyle geçerken, iş arkadaşı Sherry ile kurduğu yeni ilişki ona beklenmedik bir mutluluk sunar. Ancak bu mutluluk, bir kış günü aniden sona erer. Noel Baba kılığına girmiş silahlı soyguncular bankaya girer, dehşet saçan saniyeler içinde Sherry kaçırılır. Nate, panikle donup kalsa da içindeki bir şey kıpırdanmaya başlar: Hayatının en büyük sırrı, onu bir kurtarıcıya dönüştürebilir.
O, acıyı hissetmeyen bir adamdır. Ne bıçak yaraları ne de kurşunlar onu durdurabilir. Uzun zamandır bir lanet olarak gördüğü bu yetenek, artık en büyük silahıdır. Arkadaşı Roscoe ve deneyimli polis memurları Coltraine ile Mincy’nin yardımıyla, Nate korkusuzca saldırıya geçer. Önünde, ölümle dans ettiği bir savaş, karşısında ise acımasız suçlular vardır. Zaman ilerledikçe, Nate’in içindeki karanlık taraf su yüzüne çıkmaya başlar. Artık acıyı hissedemediği gibi, korkuyu da geride bırakmıştır. Düşmanları birer birer düşerken, onu durdurabilecek tek şeyin kendisi olduğunu fark eder. Bu, geri dönüşü olmayan bir savaştır. Ve Nate, kaybedecek hiçbir şeyi kalmayan bir adamdır.