Altan, hayatının en büyük darbesini eşinin aniden vefatıyla yaşar. Ancak, bu acıyı oğlu Can'a yansıtmadan, içsel bir mücadeleyle mutlu bir dünya inşa etmeye kararlıdır. Her fırsatta Can'ı mutlu etmeye çabalayarak, kendi ızdıraplarıyla başa çıkmaya çalışır. İçsel acısını adeta bir oyun haline getirir ve çevresindekileri güldürerek eğlenceli bir adam olarak tanınır. İstanbul'un varlıklı semtlerinden birine komşu olan gecekondu mahallesinde, belediyeye bağlı bir çöpçü olarak yaşamını sürdürür. Altan, her zorluğa rağmen dimdik ayakta durmaya çalışır. Oğlu Can, günlerini çizgi romanlarla geçirmekte, bu da onun için bir kaçış ve mutluluk kaynağıdır.