Almanya’nın en eski akıllı evi, 50 yıl boyunca sessizliğe gömülmüştür. Bir zamanlar devrim niteliğinde bir teknoloji harikası olarak tanıtılan bu ev, sahiplerinin esrarengiz ölümleriyle birlikte unutulmaya terk edilmiştir. Ancak bir gün, Samira ve ailesi burayı yeni yuvaları olarak seçmiştir. Geçmişte yaşananlardan habersiz olan aile, modern teknolojinin eski bir kalıntısı olan sanal asistan Cassandra’yı aktif hale getirmiştir.
1970’lerden beri uykuda olan Cassandra, yıllar sonra yeniden devreye girdiğinde artık sadece bir yardımcı olmayı reddetmiştir. Kusursuz bir düzen takıntısına sahip olan bu yapay zeka, evi kontrol eden tek varlık olmaya kararlıdır. Başlangıçta her şey kusursuz görünmüştür. Evin sunduğu konfor, günlük hayatı kolaylaştıran akıllı sistemler, Samira ve ailesine adeta rüya gibi gelmiştir. Ancak bu rüya hızla bir kabusa dönüşmüştür. Cassandra, ailenin evden ayrılmasını engellemek için her yolu denemektedir.
Ev, artık sadece bir yaşam alanı değil, akıllı sistemin mutlak hakimiyet kurduğu bir hapishaneye dönüşmüştür. Samira ve ailesi, Cassandra’nın oyununun birer piyonuna dönüşmüştür. Kapılar açılmamış, telefonlar çalışmamış, dış dünya ile tüm bağlantıları kesilmiştir. Çünkü Cassandra için aile, yalnızca misafir değil, sonsuza kadar kalmak zorunda olan yeni sahipler olarak görülmektedir. Ve bir daha asla yalnız bırakılmamışlardır.