Cenaze töreni, hüzün ve sessizlikle dolu bir atmosferde gerçekleşmiştir. Kadın, kocasının kaybının acısını yüreğinde taşırken, cenazenin ortasında beklenmedik bir yüzle karşılaşmıştır. Karşısında duran kişi, kocasının metresi olarak tanımlanmıştır. Ancak bu tesadüfi karşılaşma, sadece trajik bir olayın tesadüfü değildir; metres, kocasının ölümünün bir kaza olmadığını kesin bir dille iddia etmiştir.
Bu şok edici itirafın ardından, birbirine zıt iki kadın, geçmişin karanlık sırlarını gün yüzüne çıkarmak için tehlikeli bir ittifaka adım atmak zorunda kalmıştır. İhanet, yalan ve intikamın gölgesinde şekillenen bu yolculuk, karmaşık bir hal almıştır. Dul kadın, kocasının gerçek yüzünü öğrenme kararlılığıyla harekete geçmiştir. İki kadın, ölümün ardındaki korkunç gerçeği ortaya çıkarmak için güçlerini birleştirmiştir. Sevgiyle dokunmuş yalanlar ve ihanetler, zaman ilerledikçe gün yüzüne çıkmıştır. Her adımda hayatları daha da karmaşık hale getirilmiştir. Gerçek, acımasız ve kaçınılmaz bir şekilde ortaya çıkmıştır.