Daniel Bloch, yıllardır geçmişin hayaletlerinden kaçan başarılı ve varlıklı bir iş insanıdır. Ancak bir sabah gelen telefon, tüm dengelerini sarsar. Yirmi yıl önce varlığından bile haberdar olmadığı bir oğlu olmuş ve bu genç adam kısa süre önce trajik bir trafik kazasında hayatını kaybetmiştir. Daniel, bu zamana kadar saklanan gerçeği ona asla söylemeyen eski sevgilisi Rachel’ın sessizliğini sorgularken, kaybettiği oğlunun izini sürmeye karar verir.
Geçmişe açılan bu yolculuk, onu oğlunun eğitim aldığı okula ve orada ona en yakın kişi olan öğretmeni Alice’e yönlendirir. Alice’in anlatacakları, Daniel’in karşılaştığı en büyük yüzleşmeyi daha da acı verici hale getirir. Artık sadece oğlunun yaşamını değil, kendi hayatını da yeniden değerlendirmek zorundadır.
Peşine düştüğü her gerçek, onu hiç ummadığı bir sona sürüklemektedir. Sonunda Daniel, sadece geçmişin gölgeleriyle değil, kendi vicdanıyla da hesaplaşmak zorunda kalır. Karşısına çıkan büyük sır, hayatının tüm yönünü değiştirecek bir karar vermeye zorlamaktadır.