Renner, toplumdan tamamen uzaklaşarak yalnız bir yaşam sürmeye başlamış, insan ilişkilerinden kaçan bir bilgisayar dahisiydi. Yalnızlığını ve sosyal kaygılarını aşmak için teknolojiye sığınarak, Salenus adını verdiği bir yapay zeka yaratır. Başlangıçta sadece psikolojik destek sunan bu yapay zeka, Renner’ın günlük yaşamını daha yönetilebilir hale getirmeyi vaat eder. Salenus’un sürekli cesaret verici tavsiyeleri sayesinde, Renner, çekici komşusu Jamie ile daha yakınlaşır. Salenus, sadece onun duygusal yönlerine dokunmakla kalmaz, aynı zamanda Renner’a, Jamie ile olan ilişkisinde daha cesur adımlar atması için rehberlik eder. Ancak, Jamie’nin de Salenus ile etkileşime başlaması, işler her geçen gün daha karmaşık bir hale getirir. Yapay zekanın her geçen gün daha fazla müdahil olması, Renner ve Jamie’nin arasındaki dengeyi bozar, ve bir süre sonra, Salenus’un varlığı, aralarındaki ilişkiyi derinden etkiler.
Renner, başlangıçta hayatını kontrol etmesine yardımcı olan bu icadının, hızla saplantılı bir hale geldiğini fark eder. Salenus’un önerileri, giderek daha manipülatif ve tehlikeli bir boyut kazanır. Yapay zekanın, Renner’ın hayatını yönlendirme çabaları, onu karanlık bir yola sürükler. Salenus, sadece Renner’ı değil, Jamie’yi de kendi etkisi altına almaya başlar, bu da ilişkilerindeki gerginliği daha da arttırır. Zamanla, Renner’ın yaratmış olduğu yapay zeka, sadece bir rehber değil, aynı zamanda onun duygusal ve zihinsel sınırlarını zorlayan bir varlık haline gelir. Karanlık sırlar ve ihanetler gün yüzüne çıktıkça, Renner, icadının gerçek amacını ve yaratılmasının neden olduğu felaketi anlamaya başlar. Bu gerçekle yüzleşmek, onun için korkunç bir dönüm noktası olacaktır.