1975-1977 yılları arasında Hindistan, Indira Gandhi’nin yönetiminde iki yıl süren olağanüstü hal dönemi geçirmiş ve bu süreç, ülkede siyasi ve toplumsal birçok değişime yol açmıştır. Hükümet, olağanüstü hali ilan ederek basın özgürlüğü başta olmak üzere temel hak ve özgürlükleri askıya almış, parlamentonun denetimini tamamen ortadan kaldırmıştır. Muhalif siyasi partiler, gazeteciler ve hükümete karşı sesini yükselten pek çok kişi baskı altına alınmış, bazıları keyfi şekilde tutuklanmıştır. Ülkede artan otoriterleşme, devlet mekanizmalarının sert kontrolü ve ifade özgürlüğünün kısıtlanması ile daha da derinleşmiştir. Ancak bu sıkı yönetim ve baskılar, 1977 genel seçimlerinde halkın Gandhi’nin partisine büyük bir yenilgi yaşatmasıyla kesin olarak sona ermiş ve geriye ciddi toplumsal yaralar bırakmıştır.