Aydoğan, hayatı boyunca işe girmekten kaçınmış, günlerini bilgisayar başında oyun oynayarak geçiren, rahatına düşkün bir gençtir. Ancak annesinin baskıları ve bitmek bilmeyen sitemleri sonucunda, mecburen bir alışveriş merkezinde güvenlik görevlisi olarak işe başlar. İşin kolay olacağını düşünerek fazla sorgulamaz. Ne de olsa oturup kameraları izleyecek, ara sıra devriye atacak ve bol bol telefonuna bakacaktır. Fakat yılbaşı gecesi mesaiye kalınca, bu işin beklediğinden çok daha karmaşık olacağını anlar.
O gece, hayranı olduğu ünlü oyun yayıncısı ve bir grup influencer, takipçilerine özel bir içerik çekmek için gizlice alışveriş merkezine girer. Aydoğan, ekrana bakarken saatlerce izlediği insanları bir anda karşısında görünce önce heyecandan ne yapacağını şaşırır. Ancak asıl sürpriz bu değildir. Aynı gece, bir grup hırsız da soygun yapmak için alışveriş merkezine girmiştir. Şimdi Aydoğan, hem hayran olduğu influencer ekibiyle hem de gerçek suçlularla aynı binada sıkışıp kalmıştır.
Normalde oyunlarda kahraman gibi hissetse de gerçek hayatta bırak kahramanlığı, kapı ziline bile annesi bakarken, bu defa gerçekten bir şeyler yapmak zorundadır. Ancak işler hiçbir zaman planlandığı gibi gitmez. Oyunlardan öğrendiği becerileri gerçek hayatta kullanmaya çalışır ama işler genellikle daha da karışır. Aydoğan’ın amacı basittir: Hayatta kalmak, influencer ekibini bu beladan çıkarmak ve mümkünse işinden kovulmamak. Ancak tüm bunları yaparken her şeyin kontrolden çıkması an meselesidir. Yılbaşı gecesi, alışveriş merkezi tam anlamıyla bir kaosa dönüşür.